Thursday, December 30, 2010

18. Gun: Hastalanmayacagim!

Hebron yazisi hala yazila dursun, ben bugune hastalanacagim korkusuyla basladim. Dun Kudus ve Hebron'da montunu goturmemis bir aptal olarak epey usudum. Sabah sicak sicak hemen hazirlanip okula yollandim. Hava en az dunku kadar soguktu, ve de kapali. Gunessizligi sevmiyorum. Ama buna ragmen, evden okula yurudugum o kisacik yoldan acayip keyif aliyorum. Gonulluler Evi'nden yukari bir yokus cikiyor, oradan kaptirinca demir kapilara geliyorsun, zincirle birbirlerine baglanmislar. Bende hala anahtar yok. Okul saatlerinde trafigi engellemek icin zincirliyorlar. Ben de her sabah aradaki bosluktan iceri sivisiyorum. Ufagim ya. Sonra kus evi geliyor, cocuk bahcelerinin hemen karsisinda. Her cins kus var sanki, cik cik cik otuyorlar, papaganlar da var. Orayi gecince, isi gucu anladigim kadariyla bu kapilari acip kapamak olan bekci amcanin kulubesi onune geliyorum. Dini butun bir Yahudi. Her ne zaman gecsem adamcagiz Ibranice, muhtemelen Tevrat okuyor, veya baska bir kutsal metin. Sesli sesli. Ama ben boker tov (gunaydin) deyince hemen okurkenki temposunu tutan basini sallamayi birakmadan arada bana bir boker tov cakiyor. Sonra da hemen Baris Okulu zaten. Kisa ama keyifli bir rutin, seviyorum.

Okul bugun epey hareketli. Karsilasma Atolyesi var. Once tek uluslu ikiser toplanti, sonra cift uluslu, yani hep heraber bir toplanti. Arada dinlenmeler, oglen yemegi vs. Bir grupta Israilli Yahudiler, diger grupta Israilli Araplar. Halim ve Yael yine fotograf cekmemi istediler, hatta bu sefer aralari, insanlarin birbirleriyle kaynasmalarini vs cekmemi de istediler. Keyifle kabul ettim tabii ki. Aralardan birinde mutfakta kendime su aliyorken Yahudi katilimcilardan bir kadinla sohbet ettim. Turkiye'den oldugumu ogrenince hemen Mavi Marmara'yla ilgili ne dusundugumu sordu. Organizasyonun Turkiye tarafindakilere guvenmedigimi, gemi uzerindeki konusmasinda Israil diye bir devletin varligini tanimiyorum deyip insanlara bu ugurda sehit olabilecekleri izlenimini veren kisilerin dolayli olarak gemideki olayi kiskirtmis olduklarina inandigimi, Israil'in kendi askerlerini aptal bir manevrayla feda ettigini, gemideki direnis niyetlerini bilmiyor olmadiklarina inanmadigimi, olayin olum olmadan atlatilabilecegi baska alternatiflerin olmadigina inanmadimi soyledim. Sasirdi muhtemelen, ve grupta M.M. sonrasi yollanan bir baska filoda bulunan biri oldugunu, onunla konusmami soyledi. Ben ona onun ne dusundugunu sormustum ki, toplantiya cagrildi. Yarin bu kez konuyu ben acabilirim.

Mouna Almanya'ya dondu bugun. Onun odasina gececegim ben de. Yalniz yorgun oldugum icin odasini yarin temizleyip toparlarim diye dusunuyorum. Yeni oda yarina. Hava guzel olur umarim yilin son gunu.

No comments:

Post a Comment