Tuesday, December 21, 2010

9. Gun: Mmmm. Evet, 9. gun

Ingilizce blogdaki gibi romantik bir girizgah yapasim yok Turkce'ye. Bugune dair anlatacak fazla bir sey de yok aslen. Okunmasi en kolay gunlerden biri olabilir. Sabah erken kalkip idman dahi yapmadim. Dun gece iyi uyuyamadim. Buraya geldigimden beri hep guzel ve rahat uyku cekiyordum. Ama ilk kez dun gece huzursuz bir uyku cektim, sik sik uyandim vs. Kimsenin endiselenmesine gerek yok. Olur arada boyle. Muhtemeldir ki Mouna'nin dun yasadigi saglik sorunlari ve onu rahat uyku ceksin, agri kesici alsin diye ambulansla hastaneye gondermemizin etkisi vardir.

Kahvalti ve oglen yemegini cantaya atip okula gittim. Neredeyse herkesten erken. Kahvaltiyi orada yaptim, Nammur'un nezaretinde. Saat 10'daki toplantiya yarim saat rotarli basladik. Tam vakitli olmamak dendigi gibi Orta Dogu gelenegi mi acaba diye dusundum. Sarkastik bir dusunce degil, neden boyledir diye aklima dusuverdi. Toplanti bana sorulursa verimliydi. Birlesmis Milletler'in tam olarak ne istiyor olabilecegi, bizim elimizdeki mevcut metinlerde ne gibi eksiklerin oldugu, neleri yeniden dusunmemiz gerektigi uzerine onemli tespitlerde bulundugumuza inaniyorum. Persembe gunu tekrar toplanacagiz. 31 Aralik son basvuru tarihi. Halim'in uzerinde calismasi gereken onemlil noktalar var. Ben de bir yandan daha once Birlesmis Milletler'de kabul gormus diger benzer dosyalari inceleyip, bizde eksik buldugumuz noktalari nasil tamamlamislar bakacagim. Henuz netlesmemis ve projenin hedeflerini tam vurgulamamis bir metin var elimizde gibi, Jacky ve ben boyle hissettik en azindan. Guzel bir calisma benim icin. Persembe'ye iyi hazirlanmis olmak istiyorum.

Bunun haricinde neler oldu? Disarisa, aksamin 10'unda dahi cok guzel bir hava var. Gokyuzu tertemiz, ay tabak gibi. Kediler sakin, sevdiriyorlar artik kendilerini. Mouna cok daha iyi durumda. Ben de birazdan yatarim. Bugunku gibi idmansiz baslamak istemiyorum gunume.

No comments:

Post a Comment