Monday, December 13, 2010

1. Gun: Ataturk Havalimani - Tel Aviv

Birinci gun demekle birinci gun olmuyor. Tel Aviv'de olma niyeti herkesin bildigi gibi Cuma gunu basladi. Istanbul hava ve trafik sartlari yuzunden kos kos eve donuldu. Pazar gunune ertelenen ucusu riske atmamak icin de Cumartesi aksami Asli Arcan ve Umit Ozkan'in Tesvikiye'deki sipsirin evlerinde gecirildi. Asli Arcan yemek yapti Aylin'e ve Umit'e. Nefis greyurt suyu soslu kereviz salatasi ve yesil salata ile. Pazar sabahi saat 10 civari, korsan taksicimiz Kerim Abi geldi aldi beni, keyifle havalimanina gittik. Gel gor ki kum firtinasi yuzunden bizim 12:15 ucusuna binmeyi beklememiz aksam 5'e kadar surdu. 5'te de kum firtinasi yuzunden Ben Gurion Havalimani'nin ertesi sabah 6'ya kadar kapatildigi haberi geldi. Bir sonraki gun sabah 7:40 ucagina binis kartlarimizi alir almaz, aksam 6-7 civari taksiyle Taksim'e gittim. Arabayi bir Turk avukat kiz, ve biri Isvicreli digeri Fransiz iki haberciyla paylastim. Kakara kikiri geldik Taksim'e. Ben oradan, cikolatali bir kek alip Asli'ya yollandim yine. Tekrar leziz bir aksam yemegi, sohbet derken ben en azindan 3-4 saat uyuyabileyim diye kafayi koydum yastiga 12 civari. Kerim Abi sabah beni alacakti ama satti. :p Saka saka, arabasi bozulmus. Ben de baska bir taksici buldum, 30'a anlastim gittik. Cok beyefendi ve sohbeti keyifli bir taksiciydi. Havalimaninda yine ayni yolcularla, arada sohbet, arada uyuklama ile ucagi beklemeye basladik. Tabii ki 7:40'ta degil, 11:30'da kalkti ucagimiz. Ucakta cogunlukla Turk Yahudiler vardi. Bir teyzeyle epey sohbet ettik misal. Safardik Yahudi, aslen Canakkeleli.

Gelelim ucaga. Ucakta Camille adli bir New Yorklu ile Ehud adli, 70'lerinde bir Yahudi'nin arasina oturdum. Ehud epeyce konuskan, ilk basta zaten tedirgin bindigim ucakta "eyvah bu adam susmayacak" diye dusundurtecek kadar konuskan. Fakat yol arkadasligi oyle keyifli ve tatli oldu ki, ucak korkusu, uyku, yorgunluk kalmadi. Korktugumun farkinda oldugu icin Ehud habire beni kikirdatan sakalar yapti. Bazilarini not bile aldim. Sonra doktora tezimden konustuk. Politikacilarin cogunun savaslari ekonomik, politik cikar harici artan kadin erkek nufusunda bir dengelemeye gitmek icin de yararli gorduklerinden bahsetti. Sonra Adana'da bilgi teknolojisi uzmani olarak calistigi iki yildan bahsetti. Oyle cok inancli biri degilimdir, ama Adana'daki ilk zamanlarimizda (1967lerden bahsediyor) elektrik kesintisi cok sik olurdu. Bir Cuma gunu (Shabat) bir yahudi olarak yasamanin ne kadar komik oldugunu anlatiyor bana Ehud. Fakat ayni zamanda da Adana gibi bir yerde, elektrik olmayinca gok yuzunun ne kadar guzel, yildizlarin ne kadar buyuleyici oldugunu soyluyor. Tam yildizlari seyrettigi bir anda da, omzuna biri dokunuyor, Shalom, hayirli Shabatlar diyerek. Ne guzel diyor, bir Turk gelmis, yoldan gecerken beni gormus, Yahudi oldugumu biliyor ve bana gelip hayirli Shabatlar diliyor. Cok hosuna gitmis, duygulanmis, 2010 yilinda ucakta tanistigi bir Turk kizina anlatiyor iste hala. Ehud'un ayni zamanda yemegimin gec gelmesi uzerine, kendi yemegini benimle paylasmis oldugunu da eklemem lazim. Ben de benim yemegim gelince icinden tursu kabini ikram ettim ona. Sonra dad hostesin dagittigi findiklari mideye indirdik. Ehud'un en sevdigi kisim buymus THY ucuslarinda. Findik. Ucus tam 1 saat 45 dakika surdu. Tel Aviv cok guzel gorunuyor havadan. Sahil, kent, tarlalar... Etkilenmedim desem yalan olur.

Neyse, Tel Aviv Havalimani'nda tahmin ettigim sikintilari yasamadim. Valizim ilk gelen valizlerdendi, hemen pasaport kuyruguna girdim, ucaktan indikten yaklasik 30 dakika sonra Neve Shalom'a gitmek uzere taksiye binmistim. Hava yagmurlu ve soguk. Ama gozlerim herseye bakiyor, taze acilmis gozler gibi iste, yine aklima geliyor goz icine yerlestirilerecek ve goz kirpisiyla foto cekecek bir makine veya kamera ihtiyacim. Bir gun olacak biliyorum.


1 comment:

  1. o kameradan bana da lazım:)))) hani şu göz kırpınca çekenden.

    ReplyDelete