Bugun once 7'de sonra tekrar 8'de uyandim. Guzel bir uyku cektim. Uyanir uyanmaz rutine donmus gorevlerimin basinda geldigi uzere kedileri besledim, kahvaltimi ve oglen yemegimi paketleyip okula yollandim. Siradan bir gun olacakmis gibi gelmisken, avluda kitap okuyup guneslenirken, Halim Iletisim bolumunden Arap Hristiyan, adini unuttugum bir kadinla bana katildi. Elinde de Arap kahveleri. Sohbet sirasinda Turkiye'de NSWAS dostlari dernegi kurmak ve koyu Istanbul'da tanitmak uzerine artik konusabilecegimizi soyledi. Geldigimden beri uzerinde duralim diye direttigim bir konuydu.
Nerelerden baslanabilir diye konustuk. Elbette univesiteler ve ilgili bolumleri, Yahudi cemiyetleri, Dis Isleri Bakanligi, Israil Turkiye Buyukelciligi gibi yerler akla ilk gelenler tabii. Birden bire bir NSWAS severler dernegi kurmaktan ziyade, buranin Turkiye'de tanitimi cok daha elzem. Bu anlamda okullarda ve belli dernek veya cemiyetlerde tanitim toplantilari ve hatta universitelerde konuk konusmaci veya ders konugu olarak gunler ayarlamak ilk adim olacak. Gonderecegim ilk emaillerde koyun tanitimi, okul vs konusunda konusmam gereken cok kisi var. Joseph kesinlikle bunlardan biri. Halim'le konusurken PR ve Iletisim merkezi baskani Howard ile de konusmamin iyi olacagina karar verdik. Tam bu sirada beni duymus gibi Howard geldi. Birlikte benim odamda uzun bir toplanti yaptik. Howard ben bu davetlere baslarken bana yardimci olacak, koy ve okulla ilgili gerekli tanitim dosyalarini benimle paylasacak. Bu arada ben de Rita'nin duzenledigi NSWAS turlarindan birine katilacagim. Tam bir aydir bu koyde yasiyorum ama eminim bu turda koyle ilgili henuz ogrenmedigim pek cok sey kesfedecegim. Dunku turu kacirmisim. Ayin 24'unde Amerikali bir ogrenci grubu, 27'sinde de Isvecli bir ogrenci grubu geliyor. Onlarla ben de dolanacagim. Rita'dan resmi konuklar davetimizi kabul ederse onlara VIP bir gezi icin program sozu de verdi. Tabii bu durumda medyanin da ayarlanmasi gerekecek. Guzel bir sey.
Rita'yla turlar uzerine iletisim binasinda konusuyorken Anne B., koyun kurucusu Peder Bruno Hussar'in esi, de geldi.. Ufacik, zayif, beyaz kisa sacli, kocaman mavi gozlu bir Fransiz. Fransizca konusamiyorum diye biraz uzuldu gibi. :) Ama telefonunu verdi bana, goruselim sohbet edelim diye.. Sahane tabii. Cok onemli bir gorusme bu. Haberler simdilik boyle.
No comments:
Post a Comment